KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ

25 kasım 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyetinde, Rafael Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Mirebel kardeşlere tecavüz edilip öldürülmelerinin ardından tüm dünyada kadına yönelik şiddete karşı kampanyalar düzenlenmiş, 1999 yılında kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla BM Genel Kurulu kararı ile 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan edilmiştir.

Şiddet en temel insan hakları ihlalidir. Şiddet yalnızca bedenlere zarar vermemekte kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama arzusunu zayıflatmakta veya bir süre sonra yok etmektedir.

Ülkemizde kadına yönelik şiddete karşı çeşitli yasal düzenlemeler yapılmıştır.

Şiddetle mücadele alanında Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesini Mayıs 2011’de imzalayan ve Parlamentosunda onaylayan ilk ülke Türkiye’dir. Sözleşme 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girmiştir. Kadınlar ve erkekler arasında hukuki ve fiili eşitliğin gerçekleştirilmesinin, kadına yönelik şiddeti önlemede anahtar bir unsur olduğunu benimseyen Sözleşme, kadınlara yönelik ayrımcılığı da yasaklamakta, uymayanlara hukuki yaptırımlar getirmektedir.

Bu Sözleşmenin iç hukuk kurallarına yansıması olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 08.03.2012 tarihinde kabul edilerek aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanuna bağlı diğer mevzuat bir taraftan düzenlenip uygulamaya girerken, diğer taraftan da 2012 yılı Aralık ayında İlimizin de içinde bulunduğu bazı illerde pilot olarak Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri açılmış ve hizmet vermeye başlamıştır.
           
Bu merkezlerde şiddet mağduruna yönelik olarak; barınma ve/veya destekleyici ve güçlendirici hizmetler, yönlendirme ve rehberlik, maddi yardım, hukuki destek, psiko-sosyal destek, istihdama yönelik rehberlik, şiddet mağduru olan kadın ve çocukları için 6284 sayılı Kanun gereği mahkemeler ve/veya mülki amir tarafından verilen koruyucu-önleyici tedbir kararlarının  takip ve izlenmesi ile tedbir planına yönelik çalışmalar  yapılmaktadır. Bununla birlikte şiddetin faili hakkında yine mahkemeler tarafından verilen önleyici tedbir kararları ve/veya sağlık tedbirlerinin takibi ve izlenmesi de yapılmaktadır.  

Ayrıca Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planı hazırlanmış olup, bu kapsamda; kadın ve aile bireylerine hukuki yardım, psikolojik destek ve sosyal yardım desteği sağlamak üzere İl Müdürlüğümüz ile birlikte paydaş kamu kurum ve kuruluşları; yerel yönetimler ve Sosyal Hizmet Merkezleri ile yakın işbirliği içerisinde çalışılmaktadır.

Toplumun genel eğitim düzeyinin yükselmesi, özellikle kız çocuklarının erken yaşta evliliklerinin sonlandırılması ve okula gönderilmesi, kadınlarımızın sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamda etkinliklerinin artması ve bu konuda bilinç düzeyinin yükselmesiyle, şiddeti yaratan unsurların azalarak ortadan kalkacağı değerlendirilmektedir.     

Şiddeti haklı gösterecek bir gerekçe olamaz, kadına şiddet insanlığa ihanettir.


Sonraki Sayfa: 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü Kutlu Olsun

Önceki Sayfa : Kadına Şiddet İnsanlığa İhanettir